uyku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uyku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Şubat 2014 Perşembe

Yatıyoruz kalkıyoruz, yatıyoruz kalkıyoruz biz bunu hep yapıyoruz!









Düzen oturtma konusunda ki takıntım meyvelerini vereli uzun bir süre oldu. Ama o meyveler nedense biz yatağa girdiğimiz anda ya da uykumuzun en tatlı anında su koyveriyor. Tamam kabul her akşam en geç 20:30 da uyuyorlar ama gece hiç kalmazlarsa en az 4 kez sırayla kalkıyorlar. Bu da ediyor mu sana 8. Zaten yatmışız saat 12 de, bizimde bir özel hayatımız var tabii ki! (özel hayat=boş boş tavana bakma, tvnin karşısında rüyalar alemi, çekirdek kola, instagram şeklinde seyretse de neticede var yani :) ) sabahta 7 de kalk borusu ötüyor tabii.. Arada kalk babam kalk! 
Kucağımda uyuyan çocuğu yatağına koyunca elektrik çarpmış gibi bir anda çılgınlar gibi ağlasın birde. Böyle böyle yatağımızda yatmaya alıştılar. Bizde kafamıza gözümüze tekme yemeğe :) 

Rutinimiz şu; ağlayanı uyuyanı uyandırmadan bir kaç denemeyle yatağında uyutmaya çalışmak (ilk kalkan üzerinde yatağında uyutma teknikleri kullanıyoruz sadece sonra koyverip gidiyoruz :) ) sonra baktık olmuyor yatağa aramıza alıyoruz. 1 saat geçsin geçmesin odasında kalan basıyor çığlığı. Ben ya da Erol, odasındakini alıp bizim odadan uzaklaştırıyoruz, diğerimizde, bizim yatakta uyuyanı uyandırmadan yatağına geri yatırıyoruz. Sonra mı? İşte bu işlem sırayla odasında kalan için defalarca tekrarlanıyor. 

Tabii bu işin şanslı olduğumuz kısmı! Birde ikisinin aynı anda uyandığı senaryomuz var ki o evlere şenlik sırtına boynuna sağlık :) Genelde Erol birini alıp salona gidiyor (bu biri genelde Aras oluyor çünkü Atlas uyandığında beni istiyor) Sabaha kadar koltuk köşelerinde baba oğul uyuyorlar. Atlas'ta bizim yatakta benimle. Ama işte yatakta tek başımayken yanıma aldığımda dirhem uyku uyayamıyorum, aldığımız önlemlere rağmen ya düşerse diye... 


İşte bizim son günlerde ki yeni huyumuz da böyle. Bakalım daha neler görücez :)

Not: Sabah yanımda minik bir cüceyle uyanmak harika birsey :)






21 Ocak 2014 Salı

Uyutma çabaları


İster tekiz ister ikiz üçüz beşiz... Şu uyku sorununu bir çözsek eminim bütün anneler olarak hayata daha pariıdayan gözlerle bakacağız. Saatinde uyuyan ve sabaha kadar deliksiz bir uyku çeken bebek hangimizin hayali değil ki? Bizim yatma saatlerimizle ilgili çok büyük bir problem olmasa da gece odalar arasi o kadar cok gidip geliyoruz ki bazen isyaaaaeeen dıye bağırmak geliyor içimden :)  Ve malesef bazı sabahlara bizim yatağımızda başlıyorlar. 
Uyku alışkanlığı öyle hoop diye kazanılan bir beceri değil malesef. Kararlı ve sabırlı olmak en büyük mesele bence. 
Peki biz neler yaptık? Ne kadar başarılı olduk? Bütün kitaplarda okudugumuz, uzmanların ağzından düşmeyen "rutin" kelimesi yasam biçimimiz oldu. Her akşam aynı saatte banyo ve arkasından hafif, kısa bir masaj. Önceleri bu rutinin hemen arkasından kucagımızda sütlerini içirip, uyumalarına yardımcı olduk. (Uyumalarina yardımcı olduk diyorum çünkü denediğimiz uyku eğitimi yöntemlerinde pek başarılı olamadık ve hafif hafif sallamaya devam ettik) bu rutine alıştıkları zaman ise yine aynı adımlari uyguladıktan sonra ellerine biberonlarını vererek kucağımızdan indirdik. Yastıklarında kendileri sütlerini içmeye başladılar. Bir sonraki adımımız ise banyodan sonra pijamalarını giydirip yataklarına bırakmak oldu. Ilk gun gercekten çok büyük bir direnç gösterip çok ağladılar. Sonra yavaş yavaş o yatağa yattıklarında sütlerinin geleceğini ve arkasından uyumaları gerektiğini öğrendiler. 
Şimdi babamız ben sütlerini hazırlarken odalarında hafif bir müzik açıyor. Sütlerini verip iyi geceler öpücüklerini aldıktan sonra odalarından çıkıyoruz. Bazı geceler,  Atlas uykuya direnip ağlamaya başlıyor. Yanına gidip sakin bir ses tonuyla yanında olduğumu uyuması gerektiğini anlatıyorum. Biraz sırtını sıvazlayip pışpışlıyorum ve tekrar çıkıyorum. 
Yazarken hersey cok kolaymış gibi dursada başta da söylediğim gibi gerçekten sabır çok önemli. 
Ve tabii ki bazen sabırlar tükeniyor :)